R10.NET Uygulamaları
Kullanıcılar
Yükleniyor, lütfen bekleyiniz..

    Enflasyon

    Enflasyon, dolaşımdaki para miktarı ile satın alınabilecek mal ve hizmetlerin genişleyen miktarı arasındaki artan uçurum nedeniyle fiyatlarda çarpıcı bir artış ve para değerinde bir düşüş ile kendini gösteren ekonomik, parasal sürece denir. 

    Ekonomik olarak ülkedeki enflasyon ciddi bir problemdir. Ekonomik problemlerin artmasına ve bozulmasına yol açar. Özellikle kaynakları dar ve kısıtlı olan ülkelerde sıkça gözlenen ekonomik durumdur. Ülkeler genellikle yıllık enflasyon hedeflerini belirler. Enflasyon oranının ölçümü senelik bazın yüzdesi olarak belirlenir. Bir ülkedeki enflasyon, o ülkenin para biriminin değerinin sabit olmadığı, dalgalandığı anlamına gelir.

    Tarihsel süreci

    Avrupa'nın enflasyonla ilk karşılaşması olan Fiyat Devrimi, ilk olarak tefecilerin günahkâr doğasına bağlandı. Bu durum, 1550'den itibaren İspanya'daki Salamanca Üniversitesi tarafından yapılan araştırmalarla İspanya'nın kıtaya altın ve gümüş akışına atfedilir. 

    Çağdaş tarihçilerin görüşleri, şiddetli fiyat dalgalanmaları, hükümetlerin buna karşılık olarak para birimlerindeki altın ve gümüş miktarını azaltma girişimleri tarafından tekrarlanırken, 16. yüzyıldaki genel eğilimin istikrarlı bir büyüme olduğu açıktır. Örneğin, madeni para arzının kısmen sınırlı olduğu Fransa'da tahıl fiyatı, 1600 yılında 1500 yılındakine göre 7 kat daha yüksekti.

    Türkiye'de enflasyon, Türk ekonomi tarihindeki kalıcı yapısal sorunlardan biridir. Türkiye'nin yakın tarihinde 1971 yılında çift haneli verilerin başladığı ve 34 yıl sürdüğü enflasyonist bir dönem yaşanmıştır. 2000'li yıllarda tek haneli rakamlara gerileyen enflasyon, 2010'ların sonlarında yüksek kur ve fiyatlar nedeniyle yeniden önemli sorunlardan biri haline geldi. 2022 Nisan itibariyle Türkiye’de enflasyon %69,97 gibi çok yüksek bir oranda piyasayı şişirmiş durumdadır.

    Enflasyon neden olur?

    Enflasyonun iki ana nedeni vardır. Biri talep yönlü enflasyon, diğeri arz yönlü (maliyet) enflasyondur. Bu iki ana faktör altında enflasyonun nedenleri şu şekilde açıklanabilir:

    Enflasyonun en önemli nedeni, arz ve talep arasındaki dengesizliktir. Başka bir deyişle, toplam talep, toplam arzı aştığında enflasyon meydana gelir. Ücretler, karlar, faiz ve rant dahil olmak üzere parasal değer, malların piyasaya sürülmesiyle oluşur. Mallar için piyasaya girmenin parasal değeri, tedarik edilen malların parasal değerine eşittir. Böylece piyasada arz talep dengesi kurulur. 

    Başka bir deyişle, talep edilen her mal veya hizmet için piyasada alıcıların bulunmasıyla dengeye ulaşılır. Alıcısı bulunan her ürün için fiyat istikrarı sağlanmış olmalıdır. Ancak belirli zamanlarda ekonomideki toplam talep düzeyi, toplam arz düzeyini aşabilir. Kısaca, arz ve talep dengesi bozulabilir. Fiyat, genel seviyenin üzerinde bir yükseliş trendi oluşturur. Talebi artıran faktörlerden biride, gelire ek olarak devlet harcamalarındaki artıştır. Aradaki farkı piyasaya para vererek kapatmaya çalışılırsa enflasyona neden olur. 

    Diğer bir sorun ise özel sektör yatırımlarının, özel sektör tasarruflarını aşması ve banka kredilerinin genişlemesi ile eşitsizlik yaratılması, iş yapma maliyetini arttırır. Böylece denge, tamamen bozulur. Son olarak, dış gelirin bir iç harcaması olarak sunulmasıdır. Bu duruma en önemli örneklerinden biri, eve dönen yurtdışındaki işçilerin ülkelerine gönderdikleri paralardır. Aslında en önemli faktör, kayıtsız döviz ve altın gibi girdilerin dengeyi bozmasıdır. 

    Ayrıca ithalat, enflasyonun bir başka nedeni olarak değerlendirilebilir. İthal ürünlerdeki artış, iç piyasaya artış olarak yansıyacağından enflasyonun başlangıç noktasına neden olabilir. Sıralanmış bu nedenlerden herhangi birinin geçekleşmesi, arz-talep dengesinin talep yönünde yükselmesine ve enflasyon nedir sorusunun cevabı olan genel fiyat düzeyini yükseltmeye başlamasına neden olur.

    Enflasyon oranı nasıl ölçülür?

    Enflasyon oranı, bir ülkenin resmi istatistik kurumları tarafından seçilen tüm ürün yelpazesi üzerinden hesaplanır. Enflasyon hesaplama işini yapan kurum (Türkiye'de TÜİK), belirlediği ana gruplardaki fiyat hareketlerini inceler. Bu gruplar servis sağlayıcılar, perakendeciler ve benzin istasyonları gibi yerlerdir. Buna göre enflasyon, üç ana fiyat endeksi üzerinden ölçülür. Bunlar:

    1. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE): Benzin, gıda, giyim ve araba gibi tüketim malları ve hizmetlerinin fiyatlarındaki değişikliklerin bir ölçüsüdür. TÜFE, alıcılara göre fiyattaki değişimi ölçer.
    2. Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE): Yerli mal ve hizmet üreticilerinin satış fiyatlarındaki ortalama değişimi ölçen bir endeks çeşididir. ÜFE, satıcının bakış açısından fiyat değişimini ölçer.
    3. Toptan Eşya Fiyat Endeksi (TEFE): Kullanılan malların, tüm ham maddelerini içerir. Yani toptan eşya fiyatlarındaki artışı gösteren endekstir.

    Enflasyon, konjonktür el fiyat artışları dışındaki gelişmelerde yüksek enflasyon, hiperenflasyon, dezenflasyon, deflasyon ve reflasyon şeklinde olabilir. Bu formlar kavramsal olarak ele alınırsa:

    • Yüksek enflasyon: Gelir ile fiyatlar arasındaki uçurum genişledikçe ve satın alma gücü azaldıkça ekonomiye olan güveni olumsuz etkileyen, toplam talebi zedeleyen bir enflasyon türüdür. Bu enflasyon kriterinde de ulusal paranın değeri kaybolacağından değer saklama işlevi bozulabilir ve ekonomideki aktörlerin döviz kullanma eğilimleri artabilir.
    • Hiperenflasyon: Yapısal olarak yüksek enflasyonun ekonomiye daha fazla zarar verdiği aşırı yüksek enflasyon türüdür. Aşırı koşullarda oluşan ve kriz kriteri olarak değerlendirilebilecek bir enflasyon türüdür. Ulusal para birimlerinin değer saklama işlevi, dolarizasyon yükünü arttıracak ve aynı zamanda finansal sisteme olan güveni azaltacak şekilde gerçekleşebilir.
    • Dezenflasyon: Fiyat artış hızının yavaşlaması anlamına gelir. Bu süreçte, yüksek enflasyonun daha düşük enflasyona dönüştüğü görülür. Deflasyondan farkı; fiyatta bir düşüş değil, fiyat artış oranında bir azalmadır.
    • Deflasyon: Fiyatlar, genel seviyesinin belirli bir süre boyunca veya sürekli olarak düşmesini ifade eder. Düşen maliyetlerden, fiyatlardan veya durgun talepten kaynaklanabilir. Bu nedenle açıklara veya istihdam eğilimlerine bağlanabileceğinden ve piyasada azalan kur dalgalanmaları nedeniyle talep şoklarıyla yakından ilişkili olabileceğinden her zaman ekonomik toparlanmanın bir göstergesi olarak yorumlanmaz.
    • Reflasyon: Kavramsal olarak yeniden enflasyonun yükseltilmesine karşılık gelse de genellikle belirli bir politika çerçevesinde yapılan, para arzını artırarak istikrarlı ve dengeli fiyat oluşturma olgusudur. Para ve maliye politikasının niceliksel olarak gevşetilmesi ve para arzının artırılması yoluyla dengeli ve istikrarlı fiyat oluşturma yönetimidir.

    Enflasyon nedenleri nelerdir?

    Enflasyon talep, maliyet ve yapısal yönetim şekliyle olabileceği gibi kronik enflasyon sorunlarında devir etkisi de etkili olabilir:

    • Talep enflasyonu: Toplam talep ve toplam arz arasındaki denge bozulduğunda ortaya çıkar. Yetersiz arz ve talep döngüsünde, ekonomideki talebe yetişememekte, fiyatlardaki yükseliş eğilimi artar. Piyasadaki talep artışının üretim oranını aşması durumunda ortaya çıkar. Talep, faiz oranlarıyla doğrudan kontrol edilebilen bir aralıktadır.
    • Maliyet enflasyonu: Dış fiyat etkilerini güçlü bir şekilde bütünleştiren ve üretim maliyetlerini ve elbette fiyatları artıran bir kaynaktır. Piyasadaki toplam arzı etkileyen dışsal ve kontrol edilemeyen faktörlerden (kuraklık, aşırı hava veya üretim koşulları, doğal afetler, grevler vb.), petrol fiyatları, ham maddeler, malzemeler, döviz kuru veya işçilikten kaynaklanan maliyet etkisinden kaynaklanabilir. Özellikle de döviz kurlarındaki değişiklikler, ithalatın ağırlıklı olduğu ekonomilerde birçok girdi veya nihai malda fiyatlarda keskin artışlara neden olabilir. Bu nedenle cari açık veren ülkeler, ithalat fiyatlarından kaynaklanan döviz kuru değişimlerine daha duyarlıdır. Maliyetleri etkileyebilecek diğer faktörler arasında; devletin mali uygulamaları tarafından yönetilen ve yönlendirilen fiyatlarda da değişiklikler olabilir.
    • Yapısal enflasyon: Az gelişmiş ülkelerde gözlemlenen yapısal enflasyon, öncelikle talepteki değişikliklere uyum sağlayamamaktan kaynaklanır. Yavaş adaptasyon süreci; sermaye, para birimi, vasıflı işgücü eksikliği gibi nedenlerden kaynaklanır.

    Türkiye’deki enflasyon oranlarının yıllara göre değişimi:

    2011

    10,45

    4,05

    2012

    6,16

    -4,29

    2013

    7,40

    1,24

    2014

    8,17

    0,77

    2015

    8,81

    0,64

    2016

    8,53

    -0,28

    2017

    11,92

    3,39

    2018

    20,30

    8,38

    2019

    11,84

    -8,46

    2020

    14,60

    2,76

    2021

    36,08

    21,48

    2022

    73,5

    69,97

    Kaynak: TÜİK

    2022'de dünyada bazı ülkelerin enflasyon oranı ise şu şekilde gerçekleşmiştir;

    ABD

    8,6

    İngiltere

    9,1

    İtalya

    6,8

    AB

    8,1

    Kanada

    7,7

    Meksika

    7,65

    Almanya

    7,9

    Japonya

    2,5

    Brezilya

    17,73

    Çin

    2,1

    Rusya

    17,1

    Fransa

    5,2

    Kaynak: https://data.worldbank.org/

    Enflasyonun etkileri

    Enflasyonun gelir dağılımına etkisi: Enflasyon, gelir dağılımı dengesini olumsuz etkiler. Gelir dağılımındaki dengesizlik sabit gelir sınıfına, işçilere, memurlara ve emeklilere zarar verir. Öte yandan gelir akışları hem rekabete hem de kâr marjlarına dayalı olan işletme sınıfına fayda sağlar. Bu açıdan bakıldığında enflasyonun yoksulları daha fazla yokluğa ittiği ve orta sınıfı yoksullaştırdığı söylenebilir. Bu aşamada zenginler de daha fazla kar elde eder. Bu, gelir dağılımındaki dengesizliği yansıtır.

    Enflasyonun tasarruf hacmine etkisi: Ekonomide fiyat dengesi bozuldukça tasarruf, spekülasyonun güçlü olduğu kısımlara kayar. Sanayi kuruluşlarının yerine emlak ve arazi kısmı kazanmaya başlıyor. Faiz oranlarının para biriminin değerindeki düşüşle baş edememesi, küçülen tasarruf hacmine yol açar. Öte yandan, tasarruf hacmindeki azalma, yatırımın azaldığını ve tüketimin arttığını gösterir. Bu durumda talepteki artış enflasyonu daha da attırır.

    Enflasyonun ithalat ve ihracata etkisi: Enflasyonu yükselen bir ülke ile düşük enflasyonlu bir ülke arasındaki ithalat ve ihracata dayalı dış ticaret dengesi olumsuz etkilenir. Yurt içi fiyat oranındaki artış, ithalatın artmasına ve ihracatın engellenmesine sebep olur.

    Enflasyonun kaynak kullanımına etkisi: Tüketici harcamaları dengesi olumsuz şekilde artış olsa da döviz kuru fiyatları tavan yapar. Ham madde ve donanım tarzı ürünleri giremez. Maliyetin hesaplanması ve piyasaya etki hesaplanması belirsizleşir. Sermayede artış gözlenir ve endüstriyel malların üretiminde ve ithalinde gecikmeler yaşanır. Bu dengesizlik ve belirsizliğin bir sonucu olarak iş sektörlerinde güvensizlik yaşanır. Çünkü yatırım yapmak isteyenler için kaynak durumu belirsizdir.

    Yazıyı Paylaş
    İçeriği Faydalı Buldunuz mu?
    Enflasyon

    Size daha iyi hizmet sunabilmek
    için çerezleri kullanıyoruz.

    Çerez Politikası Kabul Et